Yeni Su Verimliliği Yönetmeliği: Sanayi ve İş Dünyasını Neler Bekliyor?

27 Aralık 2024 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan Su Verimliliği Yönetmeliği, Türkiye’deki tüm sektörler için su yönetiminde yeni bir dönemi başlattı. İklim değişikliğinin etkilerini her geçen gün daha fazla hissettiğimiz bu dönemde, suyun sadece bir “kaynak” değil, yönetilmesi gereken stratejik bir “risk ve fırsat” olduğu artık yasal bir zorunluluk. Peki, bu yönetmelik işletmeniz için ne anlama […]

İklim Değişikliği ile Mücadelenin Üç Sacayağı: IPCC, GHG Protokol ve ISO 14064

Günümüzde şirketler ve devletler için “Net Sıfır” (Net Zero) hedefleri bir prestij meselesinden öte, ticari ve çevresel bir zorunluluk haline gelmiştir. Ancak bir kurum “Karbon ayak izimi hesapladım” veya “Emisyonlarımı düşürüyorum” dediğinde, bu hesaplamayı neye göre, hangi bilimsel verilerle ve hangi standartlarla yapmaktadır? İşte bu noktada IPCC, GHG Protokol ve ISO 14064 devreye girer. Bu […]

Ürün ve Kurumsal Karbon Ayak İzi: Stratejik Farklar ve Uygulama Alanları

İklim değişikliğiyle mücadelede “karbon ayak izi” terimi artık herkesin dilinde. Ancak bir şirketin sürdürülebilirlik raporunda gördüğümüz rakamlarla, market rafındaki bir ürünün üzerindeki etiket aynı şeyi ifade etmez. Kurumsal Karbon Ayak İzi (CCF) ve Ürün Karbon Ayak İzi (PCF), hesaplama sınırları, kullanılan standartlar ve hizmet ettikleri amaçlar bakımından birbirinden ayrılır. Bu makalede, bu iki kavramın derinlemesine […]

Şeffaflık ve Karlılık Arasındaki Kanıtlanmış Bağ: Sürdürülebilirlik Raporlamasının Finansal Performansa Etkisi

Küresel araştırmaların derinlemesine analizi net bir tablo ortaya koyuyor: Etkilerini şeffaflıkla açıklayan şirketler ile gelişmiş finansal performans arasında güçlü bir pozitif ilişki var. İncelenen çalışmaların %73’ü bu korelasyonu doğruluyor.GRI tarafından gerçekleştirilen “Etkiden Gelire: Sürdürülebilirlik Raporlaması Şirket Karlılığını Nasıl Etkiler?” başlıklı literatür taraması, 2010-2025 yılları arasında yayımlanmış 30 bilimsel makaleyi mercek altına aldı. Çalışma; raporlamanın sermayeye […]

Karbon Fiyatlandırması: Düşük Karbonlu Bir Geleceğin Ekonomik Anahtarı

Giriş Küresel ısınma ve iklim değişikliği, 21. yüzyılın en büyük ekonomik ve çevresel krizlerinden biri haline geldi. Hükümetler, şirketler ve uluslararası kuruluşlar, sera gazı emisyonlarını azaltmak için etkili politikalar geliştirme arayışında. Bu politikalar arasında karbon fiyatlandırması, piyasa temelli en verimli araçlardan biri olarak öne çıkıyor. Karbon fiyatlandırmasının temel mantığı basittir: “Kirleten öder” prensibi doğrultusunda, karbon salımına bir ekonomik […]

GRI ve CDP: Ortak Çalışma, Neden Önemli ve İki Sistem Arasındaki Karşılaştırma

Özet Global Reporting Initiative (GRI) ile CDP (önceki adıyla Carbon Disclosure Project) arasındaki yakınlaşma, kurumsal çevresel raporlamada çakışmaları azaltma, veri kalitesini yükseltme ve şirketlerin aynı veriyi farklı paydaşlara daha az yükle raporlamasına olanak sağlama amacını taşımaktadır. Bu makale işbirliğinin niteliğini özetlemekte, GRI ve CDP’nin temel farklılıklarını karşılaştırmakta, pratik etkilerini değerlendirmekte ve şirketlere uygulanabilir öneriler sunmaktadır. […]

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM): Yeşil Bir Geleceğe Geçişin Yeni Ticaret Dili

Küresel iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilirlik hedefleri, dünya ekonomisinin kurallarını yeniden şekillendiriyor. Bu dönüşümün en somut adımlarından biri olan Avrupa Birliği (AB) tarafından geliştirilen Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), uluslararası ticarette yeni bir dönemin habercisi olarak kabul ediliyor. İngilizce adıyla “Carbon Border Adjustment Mechanism” (CBAM) olarak da bilinen bu düzenleme, AB’nin iddialı iklim hedeflerine ulaşma […]

Sürdürülebilirlik Raporlamasında İki Önemli Çerçeve: GRI Standartları ile TSRS’nin Karşılaştırmalı Analizi

Giriş Küresel ölçekte iklim değişikliği, sosyal adaletsizlikler ve yönetişim sorunlarına yönelik artan farkındalık, şirketlerin finansal performanslarının yanı sıra çevresel ve sosyal etkilerini de raporlamasını zorunlu kılıyor. Bu ihtiyaçtan doğan sürdürülebilirlik raporlaması, bugün birçok farklı standart ve çerçeve ile yürütülmektedir. Bu standartların en yaygın kabul göreni Küresel Raporlama Girişimi (GRI) Standartları iken, Türkiye’de ise Türkiye Sürdürülebilirlik […]

Sürdürülebilir Ürünler İçin Eko-Tasarım Yönetmeliği ile Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (LCA) Arasındaki İlişki

Sürdürülebilir Ürünler İçin Eko-Tasarım Yönetmeliği

Giriş Avrupa Birliği (AB), Yeşil Mutabakat (European Green Deal) kapsamında sürdürülebilirlik hedeflerini güçlendirmek için kapsamlı düzenlemeler hayata geçirmektedir. Bu bağlamda, 18 Temmuz 2024’te yürürlüğe giren Sürdürülebilir Ürünler İçin Eko-Tasarım Yönetmeliği (ESPR-Regulation (EU) 2024/1781), ürünlerin çevresel etkilerini minimize etmeyi amaçlayan bir çerçeve sunar. ESPR, eski Eko-Tasarım Direktifi’ni (2009/125/EC) genişleterek, enerjiyle ilgili ürünlerin ötesinde neredeyse tüm fiziksel […]

PCR Nedir?

Ürün Kategori Kuralları (PCR) Nedir ve Neden Önemlidir? Günümüzün rekabetçi ve çevreye duyarlı pazarında, üreticiler ürünlerinin çevresel performansını şeffaf bir şekilde ortaya koyma baskısıyla karşı karşıyadır. Bu ihtiyaca cevap veren en güçlü araçlardan biri Çevresel Ürün Beyanları (EPD)‘dır. Bir ürünün çevresel ayak izini tüm yaşam döngüsü boyunca özetleyen bu “çevresel pasaportlar”, yeşil bina sertifikalarından kamu […]